RusyaOfisi.Com   

                            

 
                                                                            

Putinin Türkiye Ziyareti Üzerine

(30.08.2004,RusyaOfisi.Com)

Rusya Devlet Başkanı Putin, 2-3 Eylül tarihlerinde Türkiye'ye resmi ziyarette bulunacak. Putin, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer ve Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmeler yapacak Putinin ziyareti sırasında, Türkiye-Rusya ilişkilerinin mevcut durumu, gelişme perspektifleri ve her iki ülkeyi ilgilendiren önemli uluslararası problemlerin çok yönlü olarak ele alınması bekleniyor. Sovyetler Birliğinin dağılmasının ardından Türkiye'ye karşı soğuk bir tutum sergileyen Rusya tutumunda belirli değişiklikler yaparak, Türkiye ile  ekonomik, siyasi ve kültürel ilişkilerini geliştirmek istiyor. Bu açıdan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin Türkiye ziyareti  özel bir önem taşıyor.  

Rusyanın Dünyadaki Yeri: Rusyanın dünyadaki konumunu kısaca göz atmak gerekirse: 145 milyonluk bir nüfusa  sahip Rusyanın  yüzölçümü 17 milyon km²'dir. Rusya dünya  doğal kaynak rezervinin yaklaşık olarak yüzde 21e sahiptir. Keşfedilen maden ve  mineral kaynakların değeri 28,6 trilyon dolardır. Rusyadaki rezervlerin toplam kapasitesinin  140 trilyon doları olduğu tahmin edilmektedir. Rusya, dünya doğal gaz üretiminin yüzde 30una  petrol ve kömür üretimlerinin yüzde 10'una ve demir-dışı metallerin yüzde 10-15'ine sahiptir. Rusya dünya pik üretiminde  4. sırada, demir-çelik  ve kömür üretiminde  5. sırada bulunmaktadır. Dağılan  Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB)'nin askeri gücünün  yüzde 60'I halen Rusyanın elindedir. Dünyadaki hafif silahların yaklaşık olarak %20I, nükleer silahların ise yüzde 55I Rusyada bulunmaktadır. Diğer taraftan, henüz sanayii üretimi bakımdan eski gücüne çıkamamıştır. Bilimsel alanlardaki buluşları, Rusyadan yabancı ülkelere beyin  göçü ve yeterli mali destek bulunamaması gibi nedenlerden dolayı eskisine göre oldukça azalmış durumdadır. Rusyanın Gayri Safi Milli Hasılası (GSMH) ve ihracatının büyük kısmını enerji kaynakları ve ham madde ürünleri iharcatınden elde edilen gelirler oluşturmaktadır.   

Geçiç döneminde 1998 yılında dibe vuran Rusya ekonomisi 1999 yılının Aralık ayında zamanın Rusya Devlet Başkanı Boris Yeltsinin yerine Vladimir PutinI getirmesiyle birlikte,  Rusyada siyasi istikrarın  sağlanmaya başladığı görülmektedir. Nitekim, Rusya  ihracatının yaklaşık olarak %70ni teşkil eden enerji ve ham madde kaynaklarının dünya piyasalarında fiyatlarının yüksek düzeyde bulunmasının yanısıra, özellikle Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putinin otoriter yönetimiyle birlikte  Rusyada siyasi istikrarın  sağlanmaya başlamış, gerek Rusyada  gerekse dünyada  Rusya'nın kaybettiği itibarını yeniden kazanma yolunda önemli adımlar atılmıştır.  Rus halkının saygısını kazanan Putin  geçtiğimiz Mart ayında yapılan devlet başbanlığı seçimlerinde halkın  büyük çoğunlu tarafından  ikinci kez devlet  başkanlığı görevine  seçilmiştir.  

Rusyanın Putinli Yılları: Putin   göreve gelir gelmez ilk iş olarak, rubleyi kontrollü dalgalanmaya bırakırakarak, sıkı para politikasına geçti. Devletin harcamaları azaltı,  yükselişe geçen petrol fiyatlarıyla birlikte de  Rusya'nın dış borçlarının hızla ödenmeye başladı. İçinde bulunduğumuz yıllarda Rusya'nın dış ticaret fazlası 60 milyar dolarlar seviyesine gelirken, %7 büyüyen bir ekonomisi var. Nitekim,  Putin'in süresi boyunca, Rus ekonomisi   %36 oranında büyüme göstermiştir. 2002 yılında %3,7 oranında büyüme gösteren sanayi üretimi  %6,9u  2003 yılında olmak üzere, son dört yılda  %30 oranında artmıştır. 2003 yılında %12,5 oranında artış kaydedilen ana sermaye yatırımlarının   son dört yıl artışı %150 civarındadır.  Rus vatandaşlarınının reel gelirlerinin %12,5i 2003 yılında olmak üzere,  anılan süre zarfında toplam % 60 oranında artmıştır. İşgücü üretkenliğinin yılda ortalama olarak  %14 civarında artması ekonomik gelişmeyi tetikleyen unsurların arasında ilk sıralarda yer almaktadır. İşgücü üretgenliği, 1996-2002 arasında telekomüniskasyon alanında %107, tarımda % 48, inşaat sektöründe % 42 oranında artış göstermiştir.

Putin döneminde uygulanmaya başlanan vergi indirimleri sayesinde,  1998'de %50 olan kayıtdışı ekonominin payının 2004 yılına gelindiğinde %35in altına indiği görülmektedir. Vergi indirimleri, halkın banka ve finans kurumlarından tüketici kredileri kullanmaya başlamaları ve reel gelir artışı dolayısıyla Rus vatandaşlarının harcanabilir geliri Putin döneminde yaklaşık olarak iki kat artarak, 1350 dolar seviyesinin üzerine çıkdığı görülmektedir.

Putinli yıllarda Rusya bütçesinin fazla vermesi olağan hale gelmiştir. Rusyanın altın/döviz rezervleri sonbiri buçuk yılda  toplam 19 milyar dolar dış borç ödemesi yapılmasına  rağmen  son dört yılda altı kat kadar artarak 88 milyar doların (20 Ağustos 2004 tarihi itibarıyla)  üzerine çıkmıştır.

Yine, son yıllarda ilk defa Rus hükümetinin enflasyon ile ilgili tahminleri doğru çıkmış, enflasyon oranı  2003 yılında % 12e inmiştir. Önceden, Rusyadan sermaye çıkışı büyük rakamlarla ifade edilirken, (2000 yılında sermaye çıkışı 24-25 milyar dolardı) 2003 yılında 3 milyar  dolar civarına inmiştir. Diğer taraftan, 8 milyar dolarlık kişisel servetiyle Amerikan  Forbes Dergisi tarafından Rusyanın en zengin iş adamı seçilen Yukosun yönetim kurulu başkanı Mihail Hodorkovskinin  Ekim  2003'te ihalelere usulsüzlük karıştırmak, vergi kaçırmak ve zimmetine 1 milyar dolar geçirmek suçlarından tutuklanması ve Yukos davası  Rusyaya yatırım yapmayı düşünen yabancıların  Rus iş ortamına ve mülkiyet hakları duyulan güveni olumsuz yönde etkileyen en somut gelişme olmuştur. Nitekim, bu durum Rusyanın uluslararası derecelendirme kuruluşları tarafından verilen kredi notunu da olumsuz etkilediği belirtilirken, Rus şirketlerinin uluslararası finans piyasalarında kredi notlarının düşürülmesine neden olduğu görülmektedir. Diğer taraftan,  2003'te 2.9 milyar dolar olarak gerçekleşen Rusyadan illegal  sermaye  çıkışının, 2004 yılında  Merkez Bankası'nın 6.5 milyar dolarlık tahmininin üzerine çıkarak, 8-8.5 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Rusya dışına illegal yollardan sermaye çıkışının yeniden artmasına neden olarak Yukos Davası gösteriliyor.

Rusyanın göz ardı edilmemesi gereken bir diğer yüzü nüfusunun yaklaşık olarak %20,6sını teşkil eden 30 milyon kişinin hala yoksulluk sınırı içinde yaşadığı gerçeğidir. Nitekim, geçtiğimiz  günlerde çıkarılan Sosyal Reform Yasası, yoksulluk sınırı içinde  yaşayan kesim için büyük mali sıkıntılar doğrucak gibi. Anılan yasa ile, ücretsiz şehiriçi telefon görüşmeleri, emekli, savaş muharipleri ve özürlülere ilaç, protez gibi ücretsiz sağlık hizmetleri de artık paralı hale getiriliyor.  

Son Yıllardaki Türkiye-Rusya İlişkilerine Toplu Bir Bakış: Türkiye halen Rus doğal gazının en büyük alıcılarında biri. 2008-2010 yıllarında Batı boru hattı ve Mavi Akım boru hattı üzerinden Türkiye'ye sevkedilecek doğal gaz miktarı yaklaşık olarak  30 milyar metreküp olacak. Aralarında Ramstore ve Anadolu grubunun prestijli yatırımlarının da  bulunduğu  Rusya'daki Türk yatırımlarının tutarı 2 milyar dolar düzeyinde. Türk  inşaat firmaları tarafından  Rusyada üstlenilen  işlerin değeri 12 milyar dolar civarında. Ülkemize  gelen Rus turistlerin sayısı her yıl giderek artıyor. Diğer taraftan, Rusyanın Gürcistanda  Osetya ve Abhazyadaki ayrılıkçı hareketleri desteklemesi, bölgedeki  askeri üsleri terk etmek yükümlülüğünü yerine getirmekten imtina etmesi, Ermenistan üzerindeki nüfuzunu ve bölgedeki  askeri varlığını korumak istemesi nedeniyle Azerbaycan ile Ermenistan arasında büyük sorun olmaya devam eden Dağlık Karabağ sorununda nedense pek suya sabuna dokunmuyor. Azerbaycan'ın petrol ve doğalgazını Türkiye üzerinden dünya pazarlarına ihraç etmek istemesinden dolayı Rusya  Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattından rahatsızlık duyduğu görülüyor.

Boğazlardan  tankerle Rus petrolün   geçisi konusu iki ülke arasında gündemde bulunan diğer bir konu. Ankara boğazları bu yükten kurtaracak alternatif tüm projelere açık. Ancak, Karadenizi Ege Denize bağlayacak Transtrakya  boru hattına  Egede tanker trafiğini daha da artıracağı gerekçesiyle sıcak bakmazken, Samsun-Ceyhan hattına ışık yakıyor.

Tataristanın Tafneft Petrol Şirketi Tüpraşın  özelleştirilen %66'lık kısmı için    açılan ihaleyi Zorlu Holding ile birlikte  1 milyar 302 milyon dolarlık teklifiyle kazanmış, ancak yapılan itirazlar sonucu Anayasa Mahkemesi yürütmeyi durdırma kararı almıştı konu halen  yargı sürecinde bulunuyor.
 
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin açtığı savaş  helikopteri alımı   ihalesine İsrail ile birlikte katılan Rusya, Erdoğan adı verilen savaş helikopter teklifi ile katılmıştı. Bilindiği gibi, helikopter ihalesinde henüz bir karar verilmedi.
 
Rusya Türkiyedeki bazı dernekler tarafından ayrılıkçı Çeçenlere yardım edildiğini iddia ediyor. Ancak, Rusyada PKK/KADEK yanlısı dernek ve kuluşların faaliyetlerine  izin veriliyor olması  Rusyanın bu konudaki açmazı.

Ziyaret münasebetiyle Türkiye-Rusya ilişkileri bir süre gündemde ilk sıralarda kendine yer bulacak. Türkiye-Rusya ilişkilerinin arzu ettiğimiz şekilde geliştirilmesi için ayağımıza kadar gelen bu fırsatı iyi değerlendirmek gerekiyor. (30.08.2004,RusyaOfisi.Com )

 
 
  Ana Sayfa |Ülke Kimliği |Rusya`dan Haberler | Şirket Kuruluşları | Pazara Bakış| İstatistikler | Rusya Ekonomisi |Fuarlar  
 

                      RusyaOfisi.Com | İlk Kurulum: Ocak 2002      

 
  Sitemizde yer alan  bilgiler ancak www.rusyaofisi.com adresi  kaynak gösterilmek şartıyla  kullanılabilir